İZMİR’DE CHP’DE YENİ SOLUK

 


İZMİR’DE CHP’DE YENİ SOLUK

**Olayların Tahmini Başlangıç Dönemi: Temmuz 2023**

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan ve 28 Mayıs’ta ikinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından, CHP içindeki bir grubun gizli Zoom toplantılarının sızmasıyla süreç ve kriz başladı.

“Zoomcular” olarak bilinen ve sonrasında kendilerine “değişimciler” diyen bu grubun başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bulunmaktadır.

İlk etapta gizli olduğu iddia edilen “Değişimciler” adlı grubun/örgütün öne çıkan isimleri şunlardır:

- **Özgür Özel** (2011-2026; 15 yıldır vekil). CHP üyeliği öncesindeki hayatına ilişkin şehirde anlatılanlara ve basına yansıyan bilgilere bakılırsa, kendisinin “benim kahramanım” dediği AKP kurucusu ve o dönem ağır düzeyde Fetullahçı olarak nitelendirilen avukat Bülent Arınç’ın koruma ve kollamasıyla sivil toplum kuruluşlarında ve meslek odalarında çeşitli düzeylerde yöneticilik yapmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünü açmasıyla partide hep üst düzey görevlerde bulunmuştur.
- **Engin Altay** (2002-2026; 24 yıldır vekil). Fazla söze gerek yok; Engin Bey, zaten bu dünyaya bir şeyleri yönetmek için gelmiş, “elinde altın kaşıkla doğmuş” biri.
- **Gökhan Günaydın** (2011-2026; 15 yıldır vekil). Aslen Manisalıdır. Sol ve sosyalist siyaset içinde yetiştiğini saklamamış, uzun yıllar aktif sol faaliyet yürütmüştür. Gelinen son noktada, idealleri için mücadele eden kişinin yerini Ekrem İmamoğlu ile kaderleri kesişen birinin aldığı görülmektedir.
- **Muharrem Erkek** (2015-2023; 8 yıl vekillik; 2023’ten bugüne 3 yıl belediye başkanlığı). 11 yılı aşkın süredir aktif yönetim faaliyetlerinde bulunmaktadır.
- **Onursal Adıgüzel** (2015-2023; 8 yıl vekillik; 2023’ten bugüne 3 yıl belediye başkanlığı). 11 yılı aşkın süredir aktif yönetim faaliyetlerinde bulunmaktadır.
- **Tekin Bingöl** (2007-2026; 19 yıldır vekil).
- **Bülent Tezcan** (2011-2026; 15 yıldır vekil).
- **Ekrem İmamoğlu** (Vekillik kariyeri yok). 2000’li yılların başında, söylenenlere göre AKP dahil bazı partilere girmeye çalışmış ancak kabul edilmemiş; ardından önce ANAP gençlik kollarına katılmıştır. Fetullah Gülen Terör Örgütü’ne yakınlığıyla bilinen ve o dönem faaliyet yürüten Samanyolu TV’de yıllarca spor programları yapmıştır. 2008 yılında CHP’ye katılmış; Kemal Kılıçdaroğlu’nun önünü açmasıyla 2014, 2019 ve 2024 yıllarında yapılan yerel seçimlerde belediye başkanı seçilmiş ve bugüne dek 12 yıldır aktif yöneticilik faaliyeti yürütmüştür.

“Değişimciler” adlı grubun/örgütün başındaki isimleri hatırladıktan sonra, tarihe göre yaşananları özetlemeye devam edebiliriz.

**21-23 Temmuz 2023 Toplantıları**

Zoom toplantılarının varlığı duyulduktan sonra —200’ün üzerinde Zoom toplantısı yapıldığı iddia edilmektedir— Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarıyla bir toplantı yaptı. Dört saat süren toplantıda belediye başkanları genel başkana istifa çağrısında bulundu; ancak genel başkan bu çağrıyı uygun bulmadı.

Zoom toplantıları krizinin ardından, görevden alınan il ve ilçe başkanları konusu 22-23 Temmuz’daki Parti Meclisi toplantısında değerlendirildi. PM, görevden alınan il ve ilçe başkanlarının göreve iade talebini reddetti; böylece “değişimciler” ile seçilmiş yönetim arasındaki kriz alenî biçimde ortaya çıktı.

**Eylül-Kasım 2023 Dönemi**

Kemal Kılıçdaroğlu, 38. Olağan Kurultay’ı ilan etti. Bunun üzerine 14 Eylül 2023’te “değişimciler” örgütünün başındaki Özgür Özel, siyasi hayatını borçlu olduğu Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı adaylığını açıkladı.

**38. Olağan Kurultay ve “Değişimciler” (4-5 Kasım 2023)**

Kurultayda, Divan Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun (“değişimci”) moderatörlüğünde Özgür Özel (“değişimci”) ile Kemal Kılıçdaroğlu karşı karşıya geldi. İlk turda Özgür Özel, 18 oy farkla kazandı. İkinci tur başlamadan önce salonda Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiği yönünde dedikodu yayıldı. Sonrasında kazanan Özgür Özel oldu.

Divan Başkanı ve aynı zamanda “değişimciler” örgütünün başındaki Ekrem İmamoğlu, sonucu “Partimizin yeni Genel Başkanı Sayın Özgür Özel olmuştur” diyerek açıkladı. Kılıçdaroğlu ise kurultay sonrasında, “Sırtımdan hançerlendim” sözleriyle İmamoğlu ve Özel’e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Kamuoyunda ise seçimin kaybedilmesinin yarattığı moral bozukluğu ve öfke, yaşananları gölgelemiştir.

**Kurultayda Şaibe İddiaları ve Çatışmanın Derinleşmesi: Kasım 2023-Eylül 2024 Dönemi**

Eski yönetim, kurultay iradesinin akamete uğradığını; delegelerin hür iradeleriyle karar vermediğini, para, makam ve iş imkânının satın alındığını iddia etmeye başladı. “Değişimciler” ise bu iddiaları yalanladı. Eylül 2024’te yapılan Tüzük Kurultayı’nın ardından eski yönetim, “değişimciler” tarafından tasfiye edildi.

**Doç. Dr. Lütfü Savaş Devrede: Kasım 2023-Ocak 2025 Dönemi**

Ankara’da gerçekleşen 38. CHP Olağan Kurultayı’nda, delegelere “kurultay günü para karşılığında oy kullandırıldığı” iddiasıyla Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan ihbarın ardından evrak, yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Bunun üzerine Ocak 2024’te soruşturma başlatıldığı belirtildi. Bu süreçte ve sonrasında Lütfü Savaş’ın aktif bir çaba içine girdiği görülmektedir.

Hem “değişimci” hem de eski yönetimin adamı olarak nitelendirilemeyen Lütfü Savaş, 2009 yılında AKP’den, 2014 yılında ise CHP’den belediye başkanlığı yapmıştır. Kurultay sonrası delilleri toplayan ve görüşmelerde bulunan Savaş, avukatı aracılığıyla şu açıklamayı yapmıştır:

“Müvekkil, yaptığı araştırmalar neticesinde birçok kurultay delegesiyle görüşmüş ve görüşülen delegeler için; şu anki parti yönetimi ile yerel yönetim kademelerinde bulunan kişilerin seçim sonucunun değiştirilmesi amacıyla delegelere baskı kurduğunu, delegelere oy karşılığı ev ve araba verildiğini, delegelerin konakladıkları otellere bavul bavul dolar getirilip dağıtıldığını, iPhone telefonlar ve iPad tabletlerin oy karşılığı verildiğini, bazı delegelere iş imkânı sağlanacağı sözü verilerek seçim sonucunun değiştirildiğini sosyal medya ve haberlerden açık biçimde öğrenmiştir.

Kaldı ki basına yansıyan ve ekte sunulan haber metinlerinden de görüleceği üzere, söz konusu kurultayda oy kullanan bir kısım delege ve yakınları İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işe alınmış; ayrıca birçok delegeye belediye başkanlıkları başta olmak üzere siyasi görev sözü verilmiştir.”

Ocak 2024’te savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın ardından, Ocak 2025’te Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verilen dilekçeyle 38. Kurultay’ın iptali davası açıldı; böylece olaylar başka bir seyir izledi.

Tüm bunların gölgesinde bozulan ekonomik dengeler, halkın yaşam savaşı ve seçmen tercihlerindeki dip dalga, Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP yönetimine bir şekilde yerleşen “değişimciler” örgütünü yukarı taşıdı.

Ocak 2024’te başlayan süreç, Ocak 2025’te CHP içindeki eski CHP’liler ile yeni yönetimin mahkemeye taşınmasıyla devam etti ve Mayıs 2026’da mahkemenin mutlak butlan kararı vermesiyle sonuçlandı.

**Mayıs 2026 ve Günümüz**

Mahkeme; 38. Kurultay ve sonrasındaki tüm kurultayları, eldeki delillere, tanıklıklara ve dekontlara dayanarak incelemiş; “değişimciler” olarak bilinen örgütün kurduğu tüm yönetimi ve Parti Meclisi’ni görevden uzaklaştırmıştır. Mahkeme, 38. Kurultay öncesindeki genel başkana ve eski PM üyelerine yönetime dönmeleri yönünde davet iletti. Davetin kabul edilmemesi hâlinde, merkezî idareden ya da mahkemenin belirleyeceği çağrı heyeti veya kayyum aracılığıyla bir sonraki olağan kurultaya kadar tedbir kararı verildi.

Yerel seçimlerden sonra İstanbul başta olmak üzere çeşitli belediye başkanları ve bürokratlar hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, yolsuzluk ve hırsızlık gibi adi suç niteliğindeki iddialarla tutuklu ya da tutuksuz yargılamalar başladı. Davaların içeriği tam olarak netleşmeden yaşananlar, kamuoyunda tarafgir bir duyarlılıkla karşılandı. Belediyelere yapılan operasyonların gölgesinde mutlak butlan kararı ve “değişimciler” örgütünün yönetim kademesinden uzaklaştırılması, barut fıçısını andıran ortamı infilak ettirdi. Kamuoyunda ve sosyal medyada köpürtülen; “değişimciler” örgütü tarafından satın alındığı iddia edilen trol ve reklam şirketleri ordularıyla eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na ve çevresine ağıza alınmayacak hakaretlerle saldırı başlatıldı. 78 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu, yapılan linç ve mahalle baskısına olayları daha da harlamamak için sert yanıt vermedi; partinin olası dağılma sürecini durduracak daha sakin ve soğukkanlı bir tutum sergiledi.

Bazen içi irin dolu ve ağrı yapan sivilceyi sıkmadan önce biraz olgunlaşmasını beklersiniz; acısı çok olsa bile katlanır, sonra irini sıkarak zor kullanarak bertaraf edersiniz. Mahkeme kararı sonrası yeniden marşa basan yönetim, arınma ve temizlenme stratejisini devreye aldı. 103 yıllık, devlet kurmuş, Cumhuriyet’i hayata geçirmiş, ülke kurtarmış; “dede, baba, ata ve ana ocağı” olarak nitelendirilen CHP’de beklenen ayrılık gerçekleşti. “Değişimciler” adlı örgüt, CHP’den ayrılma kararı aldı.

Bir tarafta hayat mücadelesi verip ay sonunu getiremeyen çalışanlar ve milyonlarca işsiz; okumanın meslek sahibi olmaya yetmediği, sorunların bitmediği ama yalnızca dijitalleştiği bir ülke vardır. Öbür yanda ise mahkeme kararıyla koparılmış, başarı için “every way that I can” diye şarkı çığıran, gözünü koltuk ve makam hırsı bürümüş genç ama ahlaki prensipleri olmayan, “Koltuk benimdi” diye inleyen bir grup insan vardır. Garip.

“Bunca yaşananlara rağmen taraflar bölünmeyip parti içinde mücadele yürütseydi” sorusunun artık pek anlamı kalmadı. Beklenen ama gönüllerde ve seçmen nezdinde nasıl sonuçlanacağı belli olmayan, istenmeyen bölünme gerçekleşti.

**CHP İzmir İl Örgütü’nde Yeni Dönem**

Bölünme kararı sonrası yaşanan bunca olayın ardından kalanların, kalmakta ısrar edenlerin sesi ve öyküsü, diğer tarafın sanal gürültüsünde duyulmuyordu.

Eski bir düşünürün dediği gibi, her şey göründüğü gibi olsaydı bilime sormaya ve merak etmeye gerek kalmazdı.

Yazarlık dışında hayatımı kazanmak için başka işlerde çalışmak durumundayım. “Diğer taraf” olarak nitelendirilen, “değişimciler” örgütünün lideri olan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in konuşmasından hemen sonra il binasına gidemedim. Bir dizi görüşmenin ardından emek politikaları, sendikalar ve istihdam politikalarından sorumlu CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Utkan İlçi ile randevulaştık.

Akşamüstü il binasına ulaştığımda kapıda il çalışanı tarafından sıcak biçimde karşılandım. Yöneticilerin toplantısının devam ettiğini, bir süre beklemem gerektiğini söyleyip su ve çay ikram ettiler.

İçerisi, İzmir’in sıcak ve boğucu atmosferinden kurtulmak için birebir serin bir sığınak gibiydi; belki “siper” demek daha doğru olurdu.

Parti çalışanlarını, gelenlerle düzgün bir iletişim frekansı içinde gördüm. İl binasına ilk gelişimde ilk izlenimlerim olumlu oldu.

Toplantı bittiğinde başkanı ve yeni yönetimi tebrik ettim. İl Başkan Yardımcısı Utkan İlçi ile daha rahat konuşabileceğimiz bir yere geçtik.

Yeni görevi için kendisini tebrik ettikten sonra aklımdaki tüm soruları sordum. Utkan İlçi; sosyalist ve öğrenci hareketleri içinde pratik kazanmış, sınıfsal mücadelesini on yıllardır CHP’nin çeşitli kademelerinde görev alarak sürdüren bir yöneticidir. Sınıfsal ve toplumsal mücadelelerde sınav vermiş, bilinen bir yüzdür. Politik olarak oldukça birikimli ve hazır cevaptır.

“Değişimciler” örgütünün CHP’den ayrılmasının ardından diğer sol yapıların taraf olmalarını, kalanları sürekli taciz etmelerini ve mahalle baskısı uygulamasını sorduğumda gülerek, “Selden kütük kapmaya çalışmasınlar; yoldaşlarımız kendi işine baksın” diyecek kadar halk diline de hâkimdir. Ayrılanlarla ilgili tepkili olmadığını, ancak üzgün olduğunu dile getirdi. CHP’de kalanlar olarak kısır tartışmalarla uğraşmak istemediklerini; sınıfsal ve toplumsal mücadelelerde, kitlesel ve siyasal düzlemde halkın esenliği, refahı ve sorunlarının çözümü için mücadelede ısrarcı olduklarını belirtti. Karşımızda yeni projelere hazırlanan bir ekip vardır.

Utku Gümrükçü ve yeni yönetimi İzmir’de genel kabul görmüş durumdadır; ayrılıkçı “değişimcilerden” yoğun ve ağır eleştiri gelmemiştir. İşinin ehli, liyakat sahibi kadroların bulunduğu listeyi buradan paylaşıyoruz.

İl binasında her şeye rağmen eski Manisa CHP Milletvekili Özgür Özel’in fotoğrafı duvardaki yerini almıştır.

Temennimiz, toplumun ve ülkenin en kısa sürede ekonomik ve politik açıdan esenliğe ulaşmasıdır.